Ana içeriğe atla

Kaptanın seyir defteri

  Günlerden bir gün hava poyraz, gemi yüklü, gemiciler uykuda, sanki olacaklar haber veriyor gibi gecenin karanlığından gelen bir ses ile kaptan telaşlandı. Sanki bu sesi daha evvelde duymuş gibiydi. Açık denizlerde olsa gerekti ama burası Karadeniz ti olabilir miydi acaba aynı ses, en son bu sesi duyduğunda  kulakları çınlamış bir hafta öyle dolaşmıştı. Yine aynısı olmasın sakın ? 👀




  Lumboz' a vuran yağmur sanki olayların tekrar edeceğini söylüyordu kaptana, hemen çarkçı başını uyandırdı. Motorların başına onun geçmesini istiyordu. Tecrübeli biri onun için önemliydi. Serdümen e seslendi kulaklarını aç beni iyi dinle ben ne dersem tersini yap.

  İşte o andan sonra o ses kaptanın kulakların da başladı. Gemi dalgalarla boğuşuyorken boğazdan yeni çıkmışlardı. Tekrar gerimi dönsek diye içinden geçirdi. İçindeki ses senin gibi biri nasıl yenilmeyi göze alır yola devam dedi.

  🔻 Hızını 5 mile düşürdü gitsem mi dönsen mi arasında gelip gidiyordu. Evdeki çocukları gözünün önüne geldi. Gerçi büyümüşlerdi artık kendilerine bakacak seviye delerdi. Hayatını denizlerde geçirmiş biri olarak çocuklarını kaç gün gördüğünü hesapladı ömrünün yarısı kadar bile değildi. Tayfalık günlerinde paspas yaptığı boya yaptığı günler gözünün önünden geçiyordu. Hayat ne kadar da kısaymış meğerse..

  Dalgalarla boğuşmayı ve o sese kula asmamayı gözardı edemezdi. Yola da çıkmıştı. Şile açıklarına geldiğinde denize şöyle bir baktı ne kadar karanlıktı. Ay dede hilalle bürünmüş bir vaziyette sanki onunla beraber yolculuk ediyordu. uykusu gelmemesi için pasapora dan sıkı bir kahve istedi nede olsa denizin karanlığı ona uykuyu hatırlatıyordu.

  Kahvesini içerken çarkçı başından hiç duymak istemediği haber geldi motorlardan biri arıza yapmıştı. Evet yine aynısı olasılıklar başlamıştı. Kısa zamanda giderilmesi için hiç yapmak istemediği ama mecburiyetten yapmak zorunda olduğu tayfaları uyandırmak, uyku da yakalanmalarını istemiyordu. İkinci kaptanı uyandırıp her kezin kalkmasını istedi acaba yanlış mı yapmıştı.

  Kimsenin güvertede dolaşmasını yasakladı. Köprü üstünde karanlığa doğru bakarken sanki bir pırıltı gördü ama kimseye belli etmedi. O gelmişti anlaşılan belirtilerle beraber bizimleydi. Kastamonu açıklarından geçerken Tarihi anımsadı cephane yüklü mavnalarda acaba bunları yaşamış mı diye düşündü.

 🔻 Sesi artık daha net duyuyordu. Etrafına bakarak bir şey duyarsanız haber verin demişti ama kimseden çıt çıkmıyordu demek ki yanlız kendisi duyuyordu. Pruvada bir yalpalanma oldu bu dalganın yapabileceği bir şey değildi evet önümüzde seyir halinde bir şey vardı ama ne..

  Artık gecenin karanlığı yerini şafak vaktine doğru bırakıyordu. Bu sefer ondan kurtulması söz konusu olabilir miydi. Gemini bütün ışıklarını yaktırtı. Denizde ilerleyen ateş böceği gibi dalgaların arasında bir batıp bir çıkıyordu emektar gemisi. Yaşlıydı ama senelerin tecrübesi onu ayakta tutuyordu. Deniz de artık onu sırtında taşımak dan mı yorulmuş. Kendi kendine söz verdi karaya adım atmaz bir daha gemiye tekrar gelmiyecem ama bu sözü kaç kere verdiğini hatırladı hep aynısı oluyordu. İçindeki bu duygu ve özlem onu tekrar buraya çekiyordu.

  Gemideki ilk yıllarında midesi bulandığında nasıl anlını cama yaslayıp da geçtiği, ufuk çizgisinin ne kadar işe yaradığını, o günlerde kızarmış ekmek ve haşlanmış yumurta, patatesle geçirdiği o günler hepsini bu gemide öğrenmişti nasıl bırakabilirdi..

  Sabahın ilk ışıklarını görür gibiydi bu sefer de atlattık der gibi köprü üstünden güverteye çıktı. İşte o anda bir parıltı ile ufak bir göz hızası oldu Belkide onu son görüşüydü kim bilir içi rahatlamış bir vaziyette sancak tarafından limanı hissetti...

  Her insan seyir defterine bir şeyler yazdırır ama doğru ama yanlış... 👀

Kaptanın  Pasapora' lık yaptığı yıllarda. Daha deniz havasına kokusuna alışmaya çalıştığı günlerde, karadan uzaklaştıkça içine hüzün çöktüğü yıllarda, bir gün uzaklara seyir halindeyken kızarmış ekmek ve haşlanmış yumurtaların faydasını anladı 👨

 Seyir halinde ufuk çizgisine bakmanın faydalarını kavradı. 👍

                                                                                                     Saygılarımla Ergun Adlim

Yorumlar

  1. Merhabalar;

    Bloğunuzun "Blogger Gazetemiz"de tanıtılmasını isterseniz, alttaki linkten detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. Sevgiler,

    http://www.hikayekalplikadin.com/2016/12/blogger-gazetemizde-yerinizi-alin.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blog cu kardeşlerimizin eksik bir köşesini tamamladığınız için teşekkürler Çalışmalarınızda başarılar dilerim

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Pirates of the Caribbean - Black Pearl

Korsanlar kelimesini duyduğumuz anda aklımıza hemen denizlerde gemileri yağmalayan, batıran ve insanları esir alan adamlar aklımıza gelir. Korsanlar bir milleti ya da ordu' yu  temsil etmezler onlar kendi aralarında bile birbirlerine düşmanlardır. Amaçları ganimetleri ele geçirmek hayatlarını devam etdirmek. İlk korsan hareketleri denizlerde başladığından hep akıllara ilk olarak deniz korsanları gelir. Günümüz de de halen Pasifik ve Hint Okyanusunda korsanlar bulunmak dadır.



Osmanlı devleti zamanında Korsan hareketleri şöyle başladı ;
  Oruç Reis’in Ege Denizin' de Rodos Şövalyelerine tutsak düşmesi, kardeşi İlyas' in şehit olması ile birlik de 1510 senesinde Oruç Reis serbest kaldıktan sonra, yaşadığı olayın etkisiyle tüccar yerine korsan olmaya karar verdi. Oruç Reis, Akdeniz kıyılarına akınlar düzenledi ve ganimetler elde etti. Hızır Reis ticareti bırakarak Tunus’un  Cerbe Adası’na gelip ağası (ağabeyi) Oruç Reisle beraber korsanlığa başladı. 1512 senesinde İki kardeş …

Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı

28. Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı 24 Temmuz 2016 Pazar günü yapılacaktır. Kayıtlar 4 Ocak 2016 günü internet üzerinden başlamıştır.
Boğaziçi 2016 Yüzme Yarışı için yaşı, sağlığı, yüzme kabiliyeti uygun olan herkes aday olabilir. İlk başvuru Boğaziçi internet sitesinden üzerinden 04.Ocak.2016 ile 18.Mart.2016 tarihleri arasında

İstanbul, gerçek bir dünya şehri olarak, herkesin hayatında bir kez ziyaret etmesi gereken bir şehirdir. Doğu ve batı kültürlerinin büyüleyici bir harmanı; eşsiz kimliğiyle canlı ve modern bir şehirdir.

24 Temmuz sabahı, Boğazı’ın ünlü duraklarından Kanlıca’dan başlayarak binlerce yüzücü Avrupa’ya; Kuruçeşme’ye doğru kulaç atacak.  İstanbul kadar hızlı, İstanbul kadar hareketli, İstanbul kadar coşkulu...
28. Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı 24 Temmuz 2016 saat 10:00'da İstanbul Kanlıca'da başlayacaktır.


Gemileri karadan yürüten "Cengaverler"

Osmanlı tarihini yazan ilk yazar Ahmedi kabul edilmektedir. Türk edebiyatında ilk İskendernâme ve sonundaki “Dâstân-ı Tevârîh-i Mülûk-i Âl-i Osmân” kısmı ile şöhret bulan divan şairi. İkinci olarak  şair ve tarihçi Enveri gelir.


Enveri' ni yazmış olduğu Düsturname-i Enveri de geçen Gazi Umur Bey 1338 yılında Atina körfezi ile İnebahtı körfezi arasında 300 kadar gemilerini karadan yürütüldüğü yazmaktatır. Fatih Sultan Mehmet Düsturname-i Enveri okuduğu düşünülmekte ve Gazi Umur Bey'in yapmış olduğu gemileri karadan yürütme işlemini uygulamıştır.